Milli takımlara lâkap tak, izi kalsın!
Mısır’daki 2006 Afrika Kupası’nın final karşılaşmasını seyredenler penaltılar öncesinde bir şeye mutlaka dikkat etmiştir.Kaleci El Hadari vuruşlardan önce secdeye kapandı ve ardından da uzun uzadıya dua etti. Yine tribündeki pek çok kişinin ellerindeki Kur’an’dan bir şeyler okuduklarını gösterdi Eurosport! Peki, itikadı bu kadar kavi olan bir milli takımın lakabı neden ‘Firavunlar’ dersiniz? Geçen hafta Mısır için ‘Firavunlar’ dediğimiz için pek çok okurumuz tepki gösterdi. Bazıları bu lakabı bizim uydurduğumuzu zannetmişti ki ancak işin aslını öğrendikten sonra sakinleşebildiler. Daha da ötesi, finalin oynandığı statta kocaman bir Firavun heykeli vardı. Ayrıca, taraftarların ellerinde de Firavun pankartları... Velev ki Mısır Bayan Milli Takımı’nın lakabı da çok ilginç: Kleopatralar!
Afrika’da milli takım olmanın birinci gereği lakap sahibi olmak dersek abartmış olmayız. Bu lakaplarda Afrika tabiatından kesif bir esinti de mevcut! Mesela, Fas’ın lakabı Atlas Aslanları, Kamerun’un ise Boyun Eğmeyen Aslanlar… Senegal, Kaplanlar; Mali, Kartallar; Gambiya ve Madagaskar, Akrepler; Mozambik, Yılanlar; Fildişi, Filler; Cezayir, Çöl Tilkileri; Burkina Faso, Aygırlar; Lesoto, Timsahlar; Bostvana, Zebralar; Nijerya, Süper Kartallar; Gana, Siyah Yıldızlar; Liberya, Yalnız Yıldız; Sierra Leone, Leone Yıldızları; Libya, Yeşiller, Güney Afrika ise Bafana Bafanalar…
Belki de Avrupa ile hemhal olduğumuz için Avrupa ülkelerinin lakapları daha bir tanıdık geliyor. Mesela, İtalyanların lakabı Azzurri’ler! Yani, Gök Mavililer! Tıpkı İtalyanlar gibi bayrak renklerini kullanmayan ülkelerden biri de Hollanda ve onların lakabı çoğumuzca malum; Portakallar. Almanların lakabı ise Panzer! Her ne kadar dünya savaşları yıllarına göndermeler yapsa da “Futbol mu? Hani şu İngilizlerin bulduğu ama sonunda hep Almanların kazandığı oyun!” vecizesi göz önünde tutulduğunda lakabın haklılık payını inkâr etmemek lazım. Bu aralar pek şeytanlıkları kalmasa da Belçika’nın lakabı Kırmızı Şeytanlar, Fransa’nın lakabı ise Horozlar.
İskandinav ülkelerine Vikingler deniliyor. Burada futbol mazisi bakımından farklılık gösteren Finlandiya hariç tabii. Danimarka’nın ise İsveç ve Norveç’ten farklı olarak ikinci bir lakabı daha var, bu da Dinamitler! Karikatür rezaleti göz önünde tutulunca, en azından başbakanları Rasmussen’in bu lakaba bayağı bir uyduğunu ifade etmeliyiz. İspanyollar kendilerine Hiddetliler dese de kimse İspanyolların bir hiddetini görebilmiş değil. ‘Kadrolu hüsrancılar’ için kullandığımız lakap tabii ki Boğalar. Brezilya için Sarılar ve Sambacılar, Avustralya içinse Kangurular tabiri kullanılıyor.
Peki, bizim bir lakabımız var mı? Türk medyası ‘Ay-Yıldızlılar’ lakabını kullanıyor genelde. Bazıları Ulusal Takım da diyor ama biz ona ‘ulusal takıntı’ diyelim! Dünyada ise eskiden ‘Turkey (Hindi)’ göndermesi yapılırdı. Espri yeteneğini Gordon Milne’den bildiğimiz İngilizler bu tabiri kullanırdı. Bizim için son zamanlarda ‘Boğazın Boğası’, ‘Osmanlı’ ya da klasik ‘Türk Hamamı’ muhabbetleri yapılıyor. Ama eminiz son İsviçre maçından sonra hak ettiğimiz lakabı almışızdır: Akıncılar! Ama bunun ecnebice karşılığı olduğunu da zannetmiyoruz. Zaten olsaydı FIFA’dan böyle bir ceza almazdık…