Avni Aker’de Trabzonspor Taraftarı Yok
23 Şubat 2010 Salı 06:03 İnternetspor Ferhat Şahin'in Yazısıdır..
İşlerimin yoğunluğu sebebi ile canlı seyredemediğim için maç hakkında fazla yorum yapmak istemiyorum çünki herkes binbir türlü yorum yaptı zaten.
Ben yorumumu cefakar Trabzonspor taraftarı hakkında yapacağım. Artık Trabzonspor taraftarı Avni Aker’e geri dönmeli. Bunun için bir çok sebep var ama en önemlilerini tekrar sıralamak istiyorum:
- Takımın başında işini bilen, işine ve oyuncularına saygı duyan, ve çok tecrubeli bir teknik adam var takımın basında. Trabzonspor’lu oluşunu söylemiyorum bile
- Son yıllara göre kadro olarak iyi sayılabilecek bir takım var
- Camia’nın önde gelenleride takım için kenetlenmiş durumda, hemde aktif roller ile
- Avni Aker takıma negatif enerji veren ve sadece çekirdek yiyip kalbastı seyretmeye gelenlerin elinde.
Bu sebeplere başka eklemler yapılabilir. Bu listeyi uzatıp moralinizi bozmak istemem. Sıraladıklarım içerisindekilerin en önemlisi sonuncu olanıdır çünki ilk üç sebep tek başına gerçek Trabzonspor taraftarını Avni Aker’e çekmeye yetmeyebilir. En son söylediğim ise çok önemlidir ve Trabzonspor’un geleceğini kökten etkileyecek durumdadır.
Bugün Trabzonspor dördüncü büyük ise bu gerçek (çekirdek) taraftarı yüzündendir. Tabiki şampiyonluklar ve kupalar önemlidir ama asıl olan deplasmanda bile ülkenin en büyük stadını doldurabilen taraftar çok daha önemlidir büyüklük adına. Stadlardaki sayılar takımların çekirdek taraftar sayısını ve dolayısıyle büyüklüğünü belirler. Bakmayın siz ”FB’nin 30 milyon taraftarı var” yada ”GS’nin 25 milyon taraftarı var” diyenlere. O taraftar sayıları önemsizdir çünki çoğunluğu pasif taraftardır ve devamlı üç Istanbul takımından birisini tutmaya zorlanan insanlar topluluğudurlar. Ne maçları doğru düzgün takip ederler ne de takımlarını ama o takımı tuttuklarını söylerler. Bunun örneklerini kendi ailemde de gördüğüm için doğruluğundan eminim.
Sonuçta önemli olan gönüldaşların sayısı ve ne yaptıklarıdır. Bu sebepler taraftar guruplarının önemi artmıştır ve kulüpler tarafından dikkate alınırlar. Mesela, Trabzonspor’un Çılgınlar, Gurbetçiler, KaleArkası, ve daha bir çok guruplarının yanında FB’nin Antu’su, BJK’nin Çarşı’sı çok önemlidir. Bu gurupların amacı rant değildir, olmamalıdır, olamaz. En azında uzun soluklu bir rant elde etmeleri mümkün değildir. Neyse, konumuzu dağıtmadan Avni Aker’e dönelim.
Avni Aker artık rakip takımların değil Trabzonspor futbolcusunun baskı yediği bir staddır. Bunu inkar edecek insan buradan itibaren yazıyı okumasın.
Bir taraftar düşünün, takımı nerede ise hep yendiği bir rakip ile oynuyor ama ilk yarıdan itibaren homurdanmalar başlıyor. Evet takım iyi oynamamış ama ilk yarıda taraftarın takımlarını ateşleyici hiçbir etkinliği yok. Ikinci yarı başlamış, teknik adam bazı şeyleri değiştirmiş, ve takım bir çok gol pozisyonuna girmiş. Normalde ne beklenir gerçek Trabzonspor taraftarından: takımına güven ve sınırsızca destek. Nerede ise 61. dakika kutlamalarını bile zorunlu yaptılar. Goller kaçtıkça takımın stresi arttı ama seyirci (artık taraftar diyemiyorum) takımın stresini almak yerine homurdanmaları arttırıp olan güvenide yerin dibine soktu. Bırakın Trabzonspor takımını hiçbir takım seyircisinden gelen homurdanma ile silkinip daha iyi oynamaz. Bu hem fizik hemde psikoloji kurallarına aykırı bir durumdur.
Avni Aker seyircisi büyük emekler harcanan bu takıma zarar verecek duruma gelmiştir. Gerçek taraftarın artık kendine gelmesi ve takımlarına sahip çıkmalıdır. Aksi takdirde göz bebekleri, sevdalıkları, aşkları yok olacak.
Biliyorum gerçek Trabzonspor taraftarı bunun farkında. Onlarında haklı sebepleri var ama unutmamalılarki hiçbir sebep (haklı da olsa) bir sevdadan vazgeçmeyi gerektirmez, gerektirmemeli. Bu sebeple artık Avni Aker’deki trajikomediye bir son vermeliler. Aksi takdirde her maç kalp ağrısı çekmek normal olacak ve bir süre sonra bunu kanıksayacağız ki bu sevdanın öldüğünün resmi olur. Bunu gören gerçek Trabzonspor taraftarı da normal yaşamını devam ettiremez.
Kabinizdeki sevdaya selam ve saygılar. Artık harakete geçmenin vakti geldi.
Sevgiyle kalın