uzun uğraşlar ve pazarlıklar sonucu Glowacki'yi aldık.allah utandırmasın.
ancak trabzonsporun senelerdir transfer yapılmasını beklediği bölgeye henüz bşr transfer yapılmaması ve bu bölge için geçen isimlerin hepsinin soru işaretli olması yeni sezon öncesi taraftarın canını sıkıyor.öyle ki pantelic harekatı , jalevic hamlesi, fatih tekke dedikodusu, semih bilmecesi derken günlerdir oyalandık...ancak henüz somut bir adım da göremedik.
trabzonspor transfer yaptığı ligler baz alındığında kalitesini az çok belli eden bir kulüp. evet bir mali durumu var ve buna göre transferini şekillendirmek zorunda. ancak yönetimin 3,5 milyon euro gibi bir rakamı güçsüz bir teofilo yerine fransa, italya ya da yoğun mücadelesi ile ingiltere liginden ortalama bir futbolcu alması bile bize yetebilirdi.
açık konuşmak gerekirse fatih tekke'yi bilinir hale getiren trabzonspor kadrosu ile şu anki kadro arasında yapısal anlamda çok fark var. fatih tekke 31 gol atarak gol kralı olduğu sene sürekli dikine oynayan zymek, gökdeniz ve yattara gibi futbolcularımız vardı. fatih tekkenin bu başarısında onların da etkinliği unutulmamalı. bu 4 atak oyuncusu o sene takıma 80 in üzerinde gol ve tonlarca pozisyon kazandırdı. hem hırslı hem de cesaretli olan bu futbolcuların yerine şu anda daha garantici ve savunmaya çok gömülen bir selçuk, her maç farklı bir adam olan colman ve uzun süreli bir sakatlık geçiren ayrıca kocaman bir soru işareti haline gelen yattara var. alanzinho ise yattaranın kafasını yukarı kaldırıp önüne bakmayan cinsi. alanzinho'nun oyun yapısını değiştirmek zor olduğundan ona yol açacak iyi koşu yapan forvet ve kanat elemanları edinmemiz şart. tam da fatih'in yerinde oynayan umutu hesaba katmıyorum bile.
bu takımın şampğyonluğa oynaması için gereken iki şey var. bu ikisinden herhangi biri yapılabilirse o zaman şampiyonluktan bahsedebiliriz. aksi takdirde biraz uzak gibi bu hayal;
öncelikle iyi gol vuruşları ve kaçışları olan bir golcü şart bunun ardından sıralayabileceğimiz iki opsiyon ise şunlar ;
1- takıma çok yüksek bir motivasyon kazandırılmalı ve bu motivasyon sezon sonuna kadar sürdürülebilmeli. çünkü elimizdeki oyuncular ne yazık ki çok iyi yeteneklere sahip ve sürekli aynı düzeyde oynamaya alışkın futbolcular değil.
2- diğer bir seçenek ise bence orta saha kurgusunun tümüyle , kanatlar dahil, elden geçirilmesi. ve bol alternatifli hücum organizasyonlarına yönelinmesi. ancak bunun için oyuncu kadrosu revize edilmeli ve büyük paralar harcanmalı. dolayısıyla bu çok uzak bir hayal.
şimdi oturup düşündüğümüzde şampiyonlukta yarıştığımız takımların kadroları ve oyun stilleriyle bir kıyaslama yaparsak her zaman bir adım geride kalırız. bu takımlar arasından bursaspor sadece bizim rakibimiz gibi gözükebilir. ancak bursanın kendi içerisinden yarattığı yeteneker ne yazık ki ligi domine edebilecek güçteler ve bu yüzden onlarla da aşık atmak için zorlanmamız gerekiyor.
çok stedğimiz vedersonu bile bursaya kaptırdıysak burada bir problem aranmalı. çok istediğimiz ve defalarca görüştüğümüz aydın örs'ü fenerbahçe'ye kaptırmamız gibi. ya da çağları...veya başkalarını...
aylardır peşinden koşturduğumuz ikinci sınıf bir ligde ne olduğu bile belli olmayan 31 yaşındaki bir savunma oyuncusunu almak için döktüğümüz tere bakınca ve ödediğimiz paraları diğer takımlarla kıyaslayınca ne dediğim daha kolay anlaşılacaktır. fenerbahçe chelsea dan stoch'u beşiktaş inter'den quaresma yı alabiliyor. ancak biz hiçbir maçta oynatamadığımız bir zafer yelen'in peşinden bir seneyi aşkın koşuyoruz ve sonuş fiyasko oluyor. yani enerji ve paramızı harcadığımız oyuncular bunlara değer mi gerçekten? quaresmanın ölüsü bile bu ligde iş yapabilir. stoch ise takip edilirse önümüzdeki senelerde muhteşem bir kariyere sahip olacağı görülebilir. her ikisine verilen paralar da yerinde meblağlardır. ancak teo ya verilen 3,5 milyon tartışılabilir mesela...ya da alanzinho ya verilen 3,5...ya da ne bileyim gökhan' a verilen 6 milyon da tartışılabilir..ve tabi fatihe verilmeyen 1-2 milyon da....
yeni sezon öncesi anladığımız şudur. marka değeri ve kadro kalitesi olarak ne yazık ki türkiyenin belli başlı kulüplerinden önde değilliz. ve şimdi yeni rakipler de geliyor. bu sene bu çıkış bursasporla sınırlı kalmayacak..ve böyle bir ligden şampiyonluk çıkarmak çok daha fazla zorlaşacak. tüm bunlar hesaplandığında başkanımızın ve şenol güneş'in söylediklri iyi birer temenniden öteye gitmiyor. 31 yaşındaki pantelic'i bile alamıyorsak...çağlar gibi vederson gibi oyuncularla ilgilenip onları bile ikna edemiyorsak nasıl bir takım hedefliyor ya da düşlüyoruz ki?
şenol hocanın elindeki futnolculardan maksimum düzeyde faydalanması hatta onların varsa değişik yönlerini keşfederek kullanması şart. yani elde edemiyorsak elimizdekinin en iyisini almaya çabalamalıyız.
yine de bir umudumuz var...ancak o da düşman başına